Hz. Aişenin hayatı, kadın-erkek herkesin kendisine ait bir şeyler bulacağı, canlı ve bereketli bir hayattır. İnsanlık aleminin yarısını teşkil eden kadınlara Hz. Aişe, ilmi, cömertliği, kahramanlığı, aile yaşantısı edebi ve vakarı, iffeti ve sabrı ile örnek olurken İslam ilimleri için de en önemli kaynaklardan biri olmuştur.
Tarihler Hz. Aişenin kadın kimliğinden önce ilmi kimliği ile ilgilenmişlerdir. Hadis alimleri ondan rivayet edilen hadisleri derlerken, fıkıh alimleri de onun ictihadları ve fetvalarını kaynak almışlardır.
Hz. Aişe, Efendimiz (sav)in aynasıdır. Ona Efendimiz (sav)in ahlakını soranlara; “Kuran okuyun” demiştir. Hz Aişe Peygamber Efendimiz (sav)in Hz. Haticeden sonra ikinci eşi idi. Aynı zamanda diğer hanımları arasında Hz. Hatice ayrı tutulursa en sevdiği O idi..

İlmi Yönü

Hz. Aişe, Efendimiz (sav)in en iyi dostu, ilk Müslüman Hz. Ebu Bekirin evinde İslamın nuru ile büyüdü. Efendimiz (sav)in hane-i saadetlerinde gece gündüz ondan İslamın en önemli inceliklerini öğrendi. Hz Aişe ömrünü ilme adadı. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman devirlerinde fetva verirdi. Halifelerin bir yanlışlığı olursa itiraz eder, fetvaları düzeltirdi. Hz. Aişeden 2210 hadis rivayet edildi. Bunların 124 ü Buhari ve Müslimde yer almaktadır. Tefsir, Hadis ve şeriatın inceliklerinde, hitabet, adâb ve soykütüğü sahalarında çok derin ve üstün bilgisi vardı. Şairlerin bir çok kasidesi ezberindeydi.
Hz. Aişe fıkıh ve içtihatta keskin, kuvvetli görüşe sahipti. Fıkıh ilminin kurucularından sayılır. Devrinin üstün alimlerinden ve Fukahâ-i Sebadandır. Hz. Aişe, güzel ahlaklı merhamet dolu, cömert ve ibadete düşkün, çok zeki bir sahabiydi. Hepsinin başında en mümtaz vasfı ise İslama ve ilme olan büyük hizmeti idi. Müslüman bilginler arasında yaygın bir rivayete göre fıkıh ve dini ilimlerin dörtte birini Hz. Aişe nakletmiştir.

Hayat Tarzı

Hz. Aişe Efendimiz (sav)in yanında çok büyük meşakkatler çekti. Medinede çok sıkıntılı günler yaşadılar. Hz. Aişe der ki: Öyle zaman oldu ki Efendimiz (sav)in evinde aylarca baca tütmedi. Peki ne yaptınız denildiğinde “hurma ve su” diye cevap verdi.
Sonra ilave etti: Hurmaya da doyduğumuzu sanmayın. Onu da doyasıya yemedik. Hayber fethedildiği sırada artık hurmaya doyacağız dedik. Ancak o sırada Efendimiz (sav) vefat etti. Ancak dünya nimetlerinin girmediği peygamber hanelerinde doyasıya sevgi ve mutluluk vardı. Efendimiz (sav)in sevgisini göstermek için Hz. Aişe bir kaptan su içince kabı çevirir; onun ağzının değdiği yerden içerdi. Eğer et yenecekse Efendimiz (sav) önce sevgili eşine ikram eder sonra kendisi alır onun ısırdığı yerden yemeye devam ederdi.

Zor Günler (İfk)

Allah (cc) büyüklere büyük imtihan verir. Hz. Aişe müminlerin annesi imtihanların en büyüğünü yaşadı. Ona iftira edildi. Ancak temiz olduğu sözlerin en güzeli olan Allah kelamıyla ispat edildi.
Bir defa Hz. Aişe Ben-i Mustalik ( müreysi) seferine katılmıştı. Dönüşte Hz. Aişe kolyesini düşürdüğü veya tuvalete gitmek için uzaklaştığı sırada kafileden geri kaldı. Ordunun arkasında gelen Safvan (ra) Hz. Aişe yi getirdi. İkisinin birlikte geldiğini gören münafıklar bunu fırsat bilip Hz. Aişeye çirkin israd ve iftiralarda bulundular. Dedikodu etrafı sardı. Hz. Aişe hastalandığından uzun süre bu olaydan haberi olmadı.
Söylentiler kulağına gelince hastalığı daha da arttı. İzin isteyip annesinin evine gitti. O kadar çok ağladı ki anne-babası da dayanamayıp onunla beraber ağladılar. Hz. Peygamber Efendimiz (sav) onu ziyarete geldi. Yanına oturdu ve şöyle dedi. “Ya Aişe kulağıma senin hakkında sözler geldi. Suçsuz isen Allah seni temize çıkaracaktır. Eğer suçun varsa Allaha tevbe istiğfar et.” Hz. Aişe katıla katıla ağlamaya başladı. Bir şey söylesin diye anne babasına bakıyor, onlar da hiçbir şey diyemiyorlardı.O sırada Hz. Peygamber (sav)e vahy hali geldi,üstünü örttüler,bir müddet dinlendikten sonra ; “Müjdeler olsun Ya Aişe ! Allah senin temiz olduğunu bildirdi.”dedi ve Nur süresinin 10. ayetini okudu. Hz. Aişe “Vallahi bana düşen güzelce sabırdır.” (Yusuf süresi-18) dedi ve döndü.
Hz. Aişe şimdi de katıla katıla gülüyordu. Hasta olmasa hoplayıp zıplayacaktı sevinçten. Annesi kalk Hz. Peygambere (sav) teşekkür et dedi. Hz. Aişe “Hayır! Vallahi Allahtan başka kimseye şükretmem” dedi. Çünkü sabrı ve Allaha tevekkül etmesi neticesinde Allah (cc) onu büyük bir ödülle ödüllendirmiş hakkında ayet indirmişti.
Efendimiz (sav) den sonra:
Hz. Aişe Efendimiz (sav)in vefatından sonra kendini tamamen ilme ve ibadete verdi. Birçok kimsesiz kızları evine alır, onların eğitimi ve çeyizleriyle meşgul olur, sonra onları gelin ederdi.Her yıl hacca giderdi. Zira Efendimiz (sav) den şunu duymuştu: ” Kadınların cihadı hac etmektir.” Hacca giderken yanına yeğenlerinden birini alırdı.
Hz. Aişe validemiz Hz. Osmanın şehit edilmesiyle başlayan olaylarda müminlerin isteği üzerine “cemel vakası”na katıldı. Bu olayda münafıkların fitneleri sebebiyle kanlı bittiği için Hz. Aişe sonradan çok pişman olmuş , gözyaşlarıyla tevbe istiğfar etmiştir. Hz. Aişe giyim kuşamında da son derece sade idi. Altın ve safran rengi giysiler giyerdi. Altın yüzük takardı. Kadınların, kocalarının yanında olmak şartıyla kına yakmasını ve zülüf bırakmasını caiz görürdü. Erkeklerin yanına peçesiz çıkmazdı. Efendimiz (sav)in sağlığında ipek de giyerdi. Ama Ondan sonra giymemiştir. Kürk giymeyi (ölü hayvan derisi olduğu için, kerih görmüştür. Örtünme hususunda çok titiz idi. Yanına gelen kadınları uyarırdı.
Hz. Aişe validemiz her yönüyle örnek bir şahsiyettir. Bizler onun ışığından ne kadar faydalanabilirsek o kadar Allah Resulüne (sav) yaklaşmış oluruz.
Gülsüm Sezen