<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://isahabe.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://isahabe.wordpress.com</link>
	<description>Onlar Birer Yıldızdı..Yıldızlarınıza Tutunun..</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Jan 2012 22:02:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='isahabe.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title></title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://isahabe.wordpress.com/osd.xml" title="" />
	<atom:link rel='hub' href='http://isahabe.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Sahabi Kabirlerini Ziyaret Adabı</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/12/sahabi-kabirlerini-ziyaret-adabi/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/12/sahabi-kabirlerini-ziyaret-adabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Nov 2006 19:33:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/11/12/sahabi-kabirlerini-ziyaret-adabi/</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=204&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!--YouTube Error: bad URL entered-->
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/204/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/204/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/204/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/204/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=204&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/12/sahabi-kabirlerini-ziyaret-adabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tümâdır Binti Amr (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/08/tumadir-binti-amr-ra-2/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/08/tumadir-binti-amr-ra-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2006 19:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/11/08/tumadir-binti-amr-ra-2/</guid>
		<description><![CDATA[Hazret-i Hansâ radıyallahu anhâ mersiyeleriyle tanınmış meşhur hanım şâirlerden&#8230; Cesaret ve kahramanlığıyla ün salmış bir hanım sahâbî&#8230; Dört oğlunun şehadet haberini müjde gibi karşılayan iman dolu bir anne&#8230; Çocuklarının şehidlik sevincini hamdederek, duâ ve niyaz ile açığa vuran, kadere teslim olmuş bir iman eri&#8230; O bir çok şâir yetiştirmiş Beni Süleym kabilesine mensuptur. Hansâ (çekik [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=199&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hazret-i Hansâ radıyallahu anhâ mersiyeleriyle tanınmış meşhur hanım şâirlerden&#8230; Cesaret ve kahramanlığıyla ün salmış bir hanım sahâbî&#8230; Dört oğlunun şehadet haberini müjde gibi karşılayan iman dolu bir anne&#8230; Çocuklarının şehidlik sevincini hamdederek, duâ ve niyaz ile açığa vuran, kadere teslim olmuş bir iman eri&#8230;</p>
<p>O bir çok şâir yetiştirmiş <em>Beni Süleym</em> kabilesine mensuptur. <em>Hansâ</em> (çekik burunlu) lâkabıyla tanınmıştır. Asıl adı <em>Tümâdır binti Amr&#8217;</em>dır. Babası, Amr ibni Şerîd&#8217;dir.</p>
<p>O, Arap edebiyatında kadın şâirlerin en önde geleni kabul edilir. Şiirlerinin çoğunu Câhiliye devrinde söylemiştir. Savaşlardaki, yiğitlik, kahramanlık sahnelerini kadın duygusallığı içinde sâde bir dille anlatmıştır. Özellikle mersiye türünde meşhur olmuştur.</p>
<p>Hansa&#8217;nın biri Muaviye adında ana bir diğeri Sahr isminde baba bir iki kardeşi vardı. Muâviye yakışıklı bir yiğit, Sahr da halim-selim cömertti. Kabileler arasındaki savaşlarda ikisi de öldürülmüştür. Hansa bu iki kardeşinin mertlik ve cömertliğine dair söylediği mersiyelerle meşhur olmuştur.</p>
<p>O, İslâm&#8217;ın ortaya çıktığı ilk dönemlerde çocuklarıyla birlikte müslüman oldu. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem efendimizin sohbetinde bulundu. Hz. Ömer (r.a.) ile görüştü. İki Cihan Güneşi Efendimiz onun şiilerini beğenirdi. &#8220;Haydi Hunâs!&#8221; diyerek şiir okumasını isterdi.</p>
<p><span id="more-199"></span></p>
<p>Hz. Hansâ (r.anhâ) öldürülen kardeşleri için çok göz yaşı döküyordu. O kadar ki ağlamaktan dolayı yüzünde izler meydana geldi. Hz. Ömer (r.a.) kendisine: &#8220;Niçin bu kadar ağlıyorsun? Onlar şimdi cehennem odunu.&#8221; deyince o şefkat ve merhametinin neticesi olarak bu sözden alındı ve: &#8220;İşte şimdi hüznüm bir kat daha arttı.&#8221; diye serzenişli bir cevap verdi.</p>
<p>Hz. Hansâ (r.anhâ) İslâm&#8217;ın nuruyla kalbini doldurmağa ve çocuklarını da bu yolda yetiştirmeğe gayret etti. Mal ve evlâdın Allah&#8217;ın bir emâneti olduğunu bildi. Dört oğlunu da Allah yolunun yolcuları olarak büyüttü. Onlar Allah yolunda cihad edebilecek yaşa gelmişti. 17-18 yaşlarına girmişlerdi. Güçlü, kuvvetli enerjik ve gönülleri şehidlik özlemiyle dolu, pırıl pırıl bir genç olmuşlardı. İslâm dini yayılmaya başlamış, fetihler çoğalmıştı. Müslümanlar zaferden zafere koşuyordu. Bu dört mücâhid genç delikanlılar, anneleriyle birlikte Hz. Ömer (r.a.)&#8217;ın halifeliği döneminde <em>&#8220;Kadisiye Savaşı&#8221;</em> için hazırlanan orduya gönüllü olarak katıldılar. Allah&#8217;a ve Resûlüne teslim olmuş bir anne için ne büyük bir mutluluktu bu. Hz. Hansâ (r.anhâ) bir akşam üstü çocuklarını yanına topladı. Dört oğlunu bir anne şefkati nazarıyla süzdükten sonra onlara yüce hedeflere ulaşma konusunda nasihatler yaptı. Gönüllerini çoşturan tesirli, derin ifadelerle, onların iman dolu damarlarını harekete geçiren şöyle bir hitabede bulundu:</p>
<p><em>&#8220;Yavrularım! Sizi müslüman olmaya kimse zorlamadı. Kendi isteğinizle müslüman oldunuz. Kendi irâdenizle orduya katılıp buralara kadar geldiniz. Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah&#8217;a yemin ederim ki, siz hep bir annenin oğlu bir babanın çocuklarısınız.</p>
<p>Ben sizin babanızın namusunu korudum;ona <font size="2" face="Arial">ihanet etmedim. Dayınızı da mahcup edecek bir ahlâksızlıkta bulunmadım. Şerefinize leke düşürmedim. Soyunuzu değiştirip bozmadım.</font> </em><font size="2" face="Arial">&lt;&gt;<em><br />
Sizler, Allah yolunda savaşan mücâhidlere Rabbinizin hazırladığı sevabı biliyorsunuz. Bâkî olan âhiret yurdunun fânî olan dünyadan daha hayırlı olduğunu da biliniz. Cenâb-ı Hak&#8217;ın: &#8220;Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah&#8217;tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.&#8221; (Âl-i İmran Sûresi / 200) buyurduğunu hatırlayınız.</em> </font><font size="2" face="Arial"><em>Yarın inşallah sağ salim sabaha erişirseniz, basîretli bir şekilde, sabır ve sebatla düşmana saldırın. Bu konuda düşmana karşı sadece Allah&#8217;tan yardım isteyin. Harp kızıştığında düşmanın can alıcı yerine kadar gidin. Onların kumandanı ile çarpışın. Zafer elde ederseniz ganimete kavuşursunuz. Şehid olursanız cennete girer, ikrâma nâil olursunuz..&#8221;</p>
<p></em>Sevgili annelerinin gösterdiği hedefe ulaşmak için dört kardeş sabahı zor etti. Sabah olduğunda yerlerinde duramayan Hz. Hansâ (r.anhâ)&#8217;nın oğulları arslanlar gibi savaş meydanına atıldılar. Büyük kahramanlıklar sergilediler. Sonunda özlemini çektikleri şehidlik mertebesine eriştiler. Bedenleri savaş meydanında kaldı. Ruhları Cennet-i âlâya uçtu.</p>
<p>Ne Seâdet!.. Ne güzel mükâfat!&#8230; Ne mutlu son!..</p>
<p>Kadisiye savaşı müslümanların zaferiyle neticelendi. Dört civan genç kardeşler de şehidler arasındaydı. Annesine haber vermek için gelenler üzgün üzgün Hz. Hansa (r.anhâ)&#8217;nın yanına geliyordu. Halbuki o büyük bir metânet içerisinde, kadere teslim olmuş bir vaziyette, son derece sâkin bir halde idi. Dört oğlunun şehidlik makamını kazanmaları onun için büyük bir seâdetti. Onların şehâdet haberini sanki bir müjde gibi karşıladı. Allah&#8217;a hamdedip sevincini şu duâ ve niyaz ifadeleriyle açığa vurdu:</p>
<p><em>&#8220;Onların şehadetiyle beni şereflendiren Allah&#8217;a hamdolsun. Yüce Rabbim beni onlarla beraber rahmetinin gölgesinde birleştirsin.&#8221;</p>
<p></em>Hz. Hansâ (r.anhâ), hayatın, servetin ve evlâdın kendine Allah&#8217;ın bir emâneti olduğunun şuurunda idi. Çocuklarını da bu duygu ve düşüncelerle yetiştirdi. Onlara ölmez ufuklar verdi. Dünya hayatı fânî, ahiret yurdu bâki idi. Emâneti sahibinin yoluna feda etmek en kârlı ve en akıllı bir işti. Sonunda kendinden önce âhirete böyle hayırlı oğullar gönderdi. Arkaya da rahmet ile anılacak bir isim bıraktı. Ruhu şâd, kabri cennet bahçesi olsun. Cenâb-ı Hak şefaatlerine nâil buyursun. Amin.</p>
<p></font>Mustafa Eriş</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/199/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/199/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/199/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/199/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=199&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/11/08/tumadir-binti-amr-ra-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hünsa Amr İbni eş-Şerid (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/25/hunsa-amr-ibni-es-serid-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/25/hunsa-amr-ibni-es-serid-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2006 22:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/25/hunsa-amr-ibni-es-serid-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Asıl ismi &#8220;Tamadar&#8221; olup, zekası, dirayeti, düşünce sahibi olması, güzelliği nedeniyle kendisine &#8220;Hünsâ&#8221; lakabı verildi. Hünsa Arapçada dişi ve güzel geyik manasına gelmektedir. Necd&#8217;de otururdru. Babası Kays kabilesinin Benu Süleyman kolundan meşhur şair Amr ibn-i eş-Şerid ibn-i Rubah ibn-i Yekda ibn-i Atiyye ibn-i İmreül-kays idi. Evliliği ve Çocukları İlk evliliği Benu Süleym kabilesinden Rivaha ibn-i [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=197&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" width="175" src="http://img118.imageshack.us/img118/4226/yellowflowernearcapitolel2.jpg" height="177" />Asıl ismi &#8220;<strong>Tamadar</strong>&#8221; olup, zekası, dirayeti, düşünce sahibi olması, güzelliği nedeniyle kendisine &#8220;Hünsâ&#8221; lakabı verildi. Hünsa Arapçada dişi ve güzel geyik manasına gelmektedir. Necd&#8217;de otururdru. Babası Kays kabilesinin Benu Süleyman kolundan meşhur şair Amr ibn-i eş-Şerid ibn-i Rubah ibn-i Yekda ibn-i Atiyye ibn-i İmreül-kays idi.</p>
<p><strong><font color="#000080">Evliliği ve Çocukları</p>
<p></font></strong>İlk evliliği Benu Süleym kabilesinden Rivaha ibn-i Abdul-Aziz Selmi isimli bir zat ile oldu. Onun vefatından sonra Mirdas ibn-i Ebi amir ile evlendi. İlk kocasından yalnız Abdullah isimli bir oğlu vardı. İkinci kocasından Yezid ile Muaviye isimli oğulları ile Umre isimli kızı oldu.</p>
<p>Risalet güneşi Mekke&#8217;de doğup dünyayı aydınlattığında, Hz.Hünsa kabilesinden bir kaç kişi ile birlikte Medine&#8217;ye geldiler, huzuru saadete vardılar. İslamiyet şerefi ile kesbi şeref eylediler. Resulullah (s.a.v.) Hünsâ&#8217;nın şiirlerini bir hayli dinlediler, fesahat ve belagatına hayran kalıp takdir ettiler.</p>
<p><span id="more-197"></span></p>
<p><strong><font color="#000080">Umumi Ahvali</p>
<p></font></strong>Devrinin meşhur şairlerindendir.<br />
Önceleri arada bir iki şiir söylerdi. Beni Esed kabilesiyle yapılan savaşta iki kardeşinin ölümü onu mütessir etti, onlar için mersiyeler söylemeğe başladı ve şair olarak ortaya çıktı. Bütün şiir şekillerini bilir ve her şekildede şiir söylerdi. Bütün Arap uleması ve üdebası onun zamanında ve sonrasında kadınlar arasında onun ayarında bir şair gelmediği konusunda ittifak etmişlerdir. Divanı 1888 miladi senesinde Beyrutda basılmış. 1889 da Fransızcaya çevrilmiştir.</p>
<p>Hazret-i Ömer&#8217;in hilafet devri, hicri 16 Kadisiye savaşı. İranlılar, müslümanlara karşı ağır kuvvvetlerle saldırıyor. Hz.Hünsa oğullarıyla birlikte savaş meydanında. Geceleyin oğullarını toplar ve onlara şunları söyler:<br />
- Ey evlatlarım, siz kendi gönlünüzle İslamiyete sarıldınız ve kendi isteğinizle hicret ettiniz. O Allah&#8217;a yemin ederimki, ondan başka ibadet edilecek mabud yoktur. Nasıl ki siz kendi annenizin karnından çıktınız, aynı şekilde kendi babanızın da sahih ve doğru evladısınız. Ne ben sizin babanıza hiyanet ettim, ne de sizin ailenize bir leke sürdürdüm. Sizin neslinizde, nesebinizde, hiç bir bozukluk, hiç bir eksiklik, hiç bir fenalık yoktur. Siz biliyorsunuzki Müslüman olmak hasabiyle Hak Teala&#8217;nın emriyle Hak Teala&#8217;nın rızası için kafirlerle cihat edeceksiniz. Bu işin büyük sevabı olduğunuda biliyorsunuz. Siz, şunu da iyi biliyorsunuz ki ebedi hayat karşısında bu dünyanın yaşayışı hiçdir, bir kıymet ifade etmez. Hak Teala buyurmuştur:<br />
&#8220;Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah&#8217;tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.&#8221; <em><font size="2">(Al-i İmran Suresi 200)</font></em></p>
<p>Baktınız ki savaş alevlendi, savaşın ateşi meydanın her tarafını sardı, savaşa atılın, meydana girin, kılıçınızı sallayın, Hak Teala&#8217;dan fetih ve zafer dileyin, inşallah öteki dünyada fazilet ve muvaffakiyet size nasip olur.</p>
<p>Sabah olunca bu genç delikanlılar savaş meydanına atıldılar, cesaret, yararlılık ve kahramanlıklarını tarih sayfasına yazdırarak şehit oldular.</p>
<p>Hz.hünsa (r.a.) evlatlarının şehadet haberini alınca Allah&#8217;a şükrederek:<br />
- Ya Rabbi! Onlara şehidlik şerefi bahş ettiğin için sana şükürler olsun. Ümid ederimki benim çocuklarım rahmetini elde eylemişlerdir.</p>
<p>Hz.Ömer (r.a.) ona çocuklarının her biri için senelik iki yüz dirhem maaş bağladı ve ismi de şehit çocuklar ile birlikte anıldı.</p>
<p><strong><font color="#000080">Vefatı</p>
<p></font></strong>Kadisiye savaşından yedi sene sonra vefat etti.</p>
<p>Kaynak:<br />
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme Prof Ali Genceli, Toker Yayınları, 1971</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/197/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/197/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/197/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/197/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=197&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/25/hunsa-amr-ibni-es-serid-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img118.imageshack.us/img118/4226/yellowflowernearcapitolel2.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Lubeyne Hatun</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/16/lubeyne-hatun/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/16/lubeyne-hatun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2006 19:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/16/lubeyne-hatun/</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;..Ebu Cehil, Zinnire Hatun ve benzeri müslümanlar hakkında “Muhammed’in izinde giden şu akılsızlara şaşmaz mısınız? Eğer onun getirdiği şey, hayırlı ve gerçek olsaydı, biz ona uymakta bunlardan daha önce davranır ve kendilerini geçerdik. Zinnire’nin doğruyu bulmakta, bizi geçeceğini mi sanırsınız?” demişti. İşkenceye maruz kalan cariyelerden Nehdiyye Hatun ve kızı Lübeyne (veya Lebibe) Hatun’a sahibeleri olan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=196&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2">&#8230;..</font><font size="2"><img align="right" width="238" src="http://www.atpm.com/12.02/readers/images/flower-purple.jpg" height="201" style="width:238px;height:201px;" />Ebu Cehil, Zinnire Hatun ve benzeri müslümanlar hakkında “Muhammed’in izinde giden şu akılsızlara şaşmaz mısınız? Eğer onun getirdiği şey, hayırlı ve gerçek olsaydı, biz ona uymakta bunlardan daha önce davranır ve kendilerini geçerdik. Zinnire’nin doğruyu bulmakta, bizi geçeceğini mi sanırsınız?” demişti. İşkenceye maruz kalan cariyelerden Nehdiyye Hatun ve kızı Lübeyne (veya Lebibe) Hatun’a sahibeleri olan müşrik kadın, “Vallahi sizi azdıranlardan, Muhammed’in ashabından birisi satın alıp azad etmedikçe elimden kurtulamayacaksınız.” derdi.</p>
<p>Hz. Ömer müşrik iken, daha müslüman olmamışken, Müslümanlıktan döndürmek için Lübeyne Hatun’a ağır işkenceler yapardı. Hassan b. Sabit (r.a) der ki: “Ben umre için Mekke’ye varmıştım. Rasülullah (s.a.v) insanları İslamiyet’e davetle uğraşıyordu. Ashabı da işkencelere uğratılıyordu. Ömer b. Hattab’ın başucuna dikildim. Kendisi beline izar (fota) tutunmuştu. Müemmel oğullarının cariyesinin boğazını, elleri gevşeyip yanlarına düşünceye kadar sıktı, durdu, Kendi kendime “Öldü artık kadıncağız!” dedim. Sonra onu bırakıp Zinnire’nin üzerine yürüdü, ona da bunun gibi yaptı.”</p>
<p>Hz. Ömer bir gün Lübeyne’yi dövmekten bıkıp yorulunca, “Senden özür dilerim. Ben seni yorulduğum için bıraktım.” dedi. Lübeyne ise ona, “Eğer müslüman olmazsan Allah da sana öyle yapacaktır.” dedi.</p>
<p><span id="more-196"></span></p>
<p>Hz. Nehdiye ile kızı Lübeyne birgün un öğütmekle uğraşıyorlardı. Sahibeleri yemin ederek “İkisinizi de sizin atalarınızın dininden dönmüş birisi satın alıp da azad etmedikçe, ne azad ederim ve ne de işkenceden geri kalırım.” dedi. Bu konuşmayı duyan Hz. Ebu Bekir (r.a) yemininden dönüp bu iki cariyeyi azad etmesini teklif etti. O da, “Onların itikadını bozan sensin. Onları satın al ve azad et” dedi. Hz. Ebu Bekir (r.a) “Aldım onları. İkisi de hürdür.” dedi. Nehdiye ile kızına “Haydi ona ununu geri veriniz.” dedi. Onlar, “İşi bitirdikten sonra versek olmaz mı?” dediler. Hz. Ebu Bekir (r.a) “İsterseniz öyle yapınız.” dedi.</p>
<p>Müslüman olduğu zaman Hz. Ebu Bekir (r.a)’in kırkbin dirhemi vardı. Bu servetini ağır işkence gören kadın ve erkek birçok köleleri satın alıp kurtararak harcamaktan geri durmadı. Medine’ye hicret ettiği zaman yanında beş veya altı bin dirhemi kalmıştı. Hz. Ebu Bekir (r.a)’in satın alıp azad ettiği köle ve cariyeler on kadar idi. Hz. Bilal ve annesi Hamame, Hz. Amir bin Füheyre, Hz. Fûkeyhe, Hz. Nehdiyye ve kızı Hz. Lübeyne, Hz. Zinnire, Hz. Ümmü Übeys ve kızı, Hz. Ümmü Abis (r. anhüm)</p>
<p>Bilindiği üzere müşrikler, Uhud savaşında müslüman şehitlere işkence ettiler. Karınlarını deştiler, burunlarını ve kulaklarını kestiler. Sadece aralarında Hanzala b. Rahib’e eziyet etmediler. Çünkü babası Amir er-Rahip, Ebu Sufyan ile beraberdi.</p>
<p>Mevki sahibi birinin müslüman olduğunu duyunca Ebu Cehil hemen ona koşar, “Mevkiini kaybedersin” derdi. Bütün bunlara rağmen hulus sahibi mü’minler imanlarında sebat etmişlerdir. Birkaç hadise müstesna, dininden dönen, irtidat eden müslüman bulunmamıştır. Bunca baskılara rağmen müslümanların sayısı günden güne artmış, İslam’ın nuru bütün ufukları aydınlatmıştır. Nefsine mağlup olanlar hâlâ esir ve köleliklerini devam ettirirlerken onların eli altındaki köle ve cariyeler, İslam nimeti sayesinde, hürriyete (bağımsızlığa) kavuşmuş olarak şan ve şerefle yaşamışlardır. Allah (c.c) onlardan razı olsun .</p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/196/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/196/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/196/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/196/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=196&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/16/lubeyne-hatun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.atpm.com/12.02/readers/images/flower-purple.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Huleyde binti Kays (r. anhâ)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/14/huleyde-binti-kays-r-anha/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/14/huleyde-binti-kays-r-anha/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2006 16:58:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/14/huleyde-binti-kays-r-anha/</guid>
		<description><![CDATA[Huleyde binti Kays radıyallahu anhâ Ensar hanımlarının ilklerinden&#8230; Kocası ile birlikte Mekke’ye gelerek ikinci Akabe görüşmesinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize biat etme şerefine nâil olan bir hanım sahâbî&#8230; Ümmü Bişr adıyla da anılır.O, Medine’lidir. Babası Kays İbni Sâbit’tir. Kocası Berâ İbni Ma’rur (r.a)’dır. Huleyde (r.anhâ) akıllı, zekî bir hanımdı. Hâdiseleri, hâtıraları zihninde iyi muhafaza [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=195&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><font size="2"><img align="left" width="227" src="http://pinker.wjh.harvard.edu/photos/new_zealand_II/images/lotus%20flower.jpg" height="161" style="width:227px;height:161px;" />Huleyde binti Kays radıyallahu anhâ Ensar hanımlarının ilklerinden&#8230; Kocası ile birlikte Mekke’ye gelerek ikinci Akabe görüşmesinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize biat etme şerefine nâil olan bir hanım sahâbî&#8230; Ümmü Bişr adıyla da anılır.</font></em><em><font size="2">O, Medine’lidir. Babası <em>Kays İbni Sâbit</em>’tir. Kocası <em>Berâ İbni Ma’rur </em>(r.a)’dır.</p>
<p>Huleyde (r.anhâ) akıllı, zekî bir hanımdı. Hâdiseleri, hâtıraları zihninde iyi muhafaza ederdi. Allah Rasûlüne biat için çıktığı Mekke yolculuğunda kocasının bir hâtırasını şöyle nakleder.</p>
<p>Yesrib’de İslâm yayılmaya başlayınca bir grub Ensarlı Rasûlullah (s.a) efendimizi ziyaret etmeye karar verdiler. Berâ İbni Ma’rur ile birlikte ben de kafileye katıldım. Yolda namaz kılmaya kalkıldığında Berâ (r.a)’</font></em><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2">n gönlüne bir his geldi. Kendi kendine:</font><font size="2">&#8220;Ben Kâbe’yi arkama almak istemiyorum. Ona doğru namaz kılmak istiyorum&#8221; demeye başladı.</font><font size="2">Ashabtan Ka’b İbni Mâlik, Es’ad İbni Zürâre ve diğer ileri gelenler:</p>
<p>&#8220;Vallahi, biz Peygamberimizin sadece Şam tarafına doğru namaz kıldığını duyduk. Ona muhalefet etmek istemiyoruz.&#8221; dediler.</p>
<p>Berâ (r.a) fikrinden vazgeçmedi ve: &#8220;Ben Kâbe’ye doğru namaz kılacağım.&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-195"></span></p>
<p>Mekke’ye geldiklerinde Berâ (r.a) Resûl-i Ekrem (s.a) efendimize yolculukta geçen hâdiseyi nakletti:</p>
<p>&#8220;Ya Rasûlallah! Ben bu yolculuğa, Allah beni İslâm nimetine kavuşturduktan sonra çıktım. Kâbe’yi arkama almak bana ağır geldi. Ona doğru namaz kılmak gönlüme daha sıcak geldi. Bu konuda arkadaşlarım bana karşı çıktı. Bundan dolayı içime şüphe düştü. Sizin görüşünüz nedir?&#8221; dedi.</p>
<p>Fahr-i Kâinat (s.a) Berâ İbni Ma’rur (r.a)’a tebessüm ederek: &#8220;Sen zaten bir kıble üzerindeydin. Keşke o konuda sabretseydin.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Berâ (r.a) bu cevap üzerine tekrar Şam tarafına doğru dönerek namaz kılmaya başladı. Fakat o, Kâbe’ye doğru ilk namaz kılan olarak tarihe geçmiş oldu.</p>
<p>Huleyde (r. anhâ)’nın Berâ İbni Ma’rur (r.a) ile evliliğinden Bişr adında bir oğlu olmuştu. Çocuğunu İslâmî güzelliklerle büyütebilmek için çok gayret sarfetti. Çocuğun eğitimine dikkat etti. Onun gönlünün Allah ve Resûlü sevgisiyle dolması için çırpındı. Yavrusunun bir İslâm mücâhidi olarak yetişmesini istedi.</p>
<p>Huleyde binti Kays (r. anhâ) oğlunun adından dolayı <em>Ümmü Bişr b. Berâ</em> diye de anılır oldu. Allah ve Resûlüne teslimiyeti tam olan oğlu Bişr, kahramanlık ruhuyla kalbi dolu olarak yetişti. Genç yaşta o, İslâm’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2">n bir mücâhidi oldu.</font><font size="2">O, İki Cihan Güneşi efendimizle birlikte Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber savaşlarına katıldı. Büyük kahramanlıklar gösterdi. Sonunda Hayber’de Fahr-i Kâinat (s.a) efendimize hediye olarak ikram edilen zehirli kebabtan yiyerek şehadet şerbetini içti.</font><font size="2">Huleyde binti Kays (r. anhâ) şehid annesi olmuş ve hayatta yalnız kalmıştı. Kocası da hicretten bir ay kadar önce vefat etmişti. Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz Yesrib’e hicret edince kocasının kabrini göstermek üzere başına geldi ve: &#8220;Ya Rasûlallah! Bu biat edenlerin ilki, Kâbe’ye yönelenlerin ilki, malının üçte birini vasiyet edenlerin ilki ve nakîblerden biri olan Berâ İbni Ma’rûr (r.a)’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2">n kabridir.&#8221; dedi. </font><font size="2">Rasûlullah (s.a) efendimiz ashabıyla birlikte Berâ (r.a)’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2">n cenâze namazını kıldı ve şöyle dua etti: <em>&#8220;Allahım! Ona mağfiret et, ona acı ve ondan hoşnut ol.&#8221;</em></font><font size="2">Huleyde binti Kays (r. anhâ) devamlı Kur’ân okumayı ve ilim meclislerinde bulunmayı severdi. Hz. Aişe annemiz müslüman hanımlara hadis rivayet ederdi. O da bu derslere katılırdı.</font><font size="2">Bir kuşluk vakti Huleyde (r. anhâ) Medine sokaklarında Fâtiha sûresini okuyarak yürüyordu. Karşısına Hz. Ali, İmran İbn Husayn ve Enes İbni Mâlik (r. anhüm) çıktı. Hz. Ali (r.a) ona: &#8220;Ümmü Bişr! Mırıldandığın nedir?&#8221; dedi. O da: &#8220;Fâtiha sûresini&#8221; okuyordum diye cevap verdi. Hz. Ali (r.a) onun gönlünü hoş edecek, ve yaptığı işin Rabbimizin rızasına vesîle olduğunu bildirecek şu müjdeyi verdi. Ben, Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizin şöyle dediğini duydum. <em>&#8220;Fâtihâ sûresi Arşın altındaki hazineden indirilmiştir.&#8221;</em></p>
<p>İmran İbn Husayn (r.a) da şöyle dedi: Ben de Rasûlullah (s.a)’in şöyle dediğini duydum. <em>&#8220;Fâtiha ve Âyetü’l-Kürsî’yi kullar bir evde okusun da o gün onlara insan ve cin gözü dokunsun, bu mümkün değildir.&#8221;</em></p>
<p>Enes İbni Mâlik (r.a)’da Kur’ân’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2">n en faziletli sûresidir diye duyduğunu söyleyerek onu sevindirmişlerdir.</font><font size="2">Huleyde (r. anha) Rasûlullah (s.a) efendimiz’in huzurunda rahat konuşurdu. Birgün &#8220;Ya Rasûlallah! Ölüler birbirlerini tanırlar mı?&#8221; diye sordu. Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz tebessüm ederek: <em>&#8220;A iki eli bol olası, iyi ruhlar cennet içinde yeşil kuşlar gibi dolaşırlar. Ağaç üzerindeki kuşlar birbirlerini tanıdığı gibi temiz ruhlar da birbirleriyle tanışırlar.&#8221; </em>buyurdu.</font><font size="2">Huleyde binti Kays (r. anhâ) Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizin rahatsızlığının arttığı son anlarında yapmış olduğu bir ziyaretini kendisi şöyle anlatır: Efendimiz’in yanına vardım. Onu sıtma nöbeti geçirirken gördüm. Mübarek alnına elimi koydum. Şimdiye kadar görmediğim bir ateşle karşılaştım. Yüreğim dayanamadı ve:</p>
<p>&#8220;Ya Rasûlallah! Seni hiçbir kimsenin tutulmadığı bir hastalığa, sıtmaya tutulmuş görüyorum.&#8221; dedim. İki Cihan Güneşi Efendimiz de bana: <em>&#8220;Bize verilecek ecir ve mükâfat kat kat olduğu gibi, ibtilâlar, musîbetler de böyle kat kat olur.&#8221; </em>buyurdu. Sonra <em>&#8220;Halk benim hastalığıma ne diyor?&#8221; </em>diye sordu. Ben de:</p>
<p>&#8220;Halk Rasûlullah’taki hastalık &#8220;zâtülcenp&#8221;tir diyorlar&#8221; dedim. Bunun üzerine Efendimiz: <em>&#8220;Allah, Resûlüne böyle bir hastalık vermiş değildir. O sadece şeytanın bir vesvesesidir.&#8221; </em>buyurdu. Ben tekrar: &#8220;Ya Rasûlallah! Sen bu hastalığın neden ileri geldiğini sanıyorsun? dedim. Sonra oğlum Bişr’in âteşli hâli gözümün önüne geldi de; oğlumun ölümünün ancak Hayber’de yemiş olduğu zehirli kebabdan ileri geldiğini sanıyorum!&#8221; dedim. İki Cihan Güneşi efendimiz de:</p>
<p><em>&#8220;Ey Ümmû Bişr! Ben de bu hastalığımın ancak ondan ileri geldiğini sanıyorum! Hayber’de onunla birlikte tatmış olduğum zehirli etin acısından şu anda kalb damarımın koptuğunu duymaktayım.&#8221; buyurdu.</em><em>Huleyde (r. anhâ) İki Cihan Güneşi efendimizin çektiği bu ateşli hastalığa dayanamadı ve: &#8220;Anam babam sana feda olsun Ya Rasûlallah!&#8221; diyerek gözyaşları içerisinde huzurundan ayrıldı.</p>
<p></em>Huleyde (r. anhâ) bütün ömrünü Rasûlullah (s.a)’e sadakat, sevgi üzere geçirerek ebedi aleme göç eyledi.</p>
<p>Allah kendisinden razı olsun. Kabri pürnur, rûhu şâd olsun. Rabbimiz bizleri şefaatlerine nâil eylesin. Amin.</p>
<p align="justify">Mustafa Eriş<br />
<a href="http://www.altinoluk.com/"><u><font size="2" color="#0000ff">Altınoluk Dergisi</font></u></a></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/195/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/195/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/195/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=195&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/14/huleyde-binti-kays-r-anha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://pinker.wjh.harvard.edu/photos/new_zealand_II/images/lotus%20flower.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Seffâne binti Hâtim (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/11/seffane-binti-hatim-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/11/seffane-binti-hatim-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2006 12:23:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/11/seffane-binti-hatim-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Rubeyyi binti Muavviz radıyallahu anhâ ilmî ve siyasî toplantılara katılan hanım sahâbîlerden&#8230; Medine’de İslâm’ın yayılmasına bilgisiyle, görgüsüyle hizmet eden bir hanımefendi&#8230; Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin evine gelip istirahat ettiği bir bahtiyar hanım!..O, Medineli olup Hazreç kabilesinin Beni Neccar koluna mensuptur. Babası Muavviz İbni Hâris’tir. Annesi Ümmü Yezid’dir. Rubeyyi babası ile birlikte müslüman oldu. Amcası [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=194&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2"><img align="right" width="199" src="http://img215.imageshack.us/img215/1969/8eb7f5e0ec7d7446ei9.jpg" height="230" style="width:199px;height:230px;" />Rubeyyi binti Muavviz radıyallahu anhâ ilmî ve siyasî toplantılara katılan hanım sahâbîlerden&#8230; Medine’de İslâm’</font><font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">n yayılmasına bilgisiyle, görgüsüyle hizmet eden bir hanımefendi&#8230; Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin evine gelip istirahat ettiği bir bahtiyar hanım!..</font><font size="2">O, Medineli olup Hazreç kabilesinin Beni Neccar koluna mensuptur. Babası <em>Muavviz İbni Hâris</em>’tir. Annesi <em>Ümmü Yezid</em>’dir.</font></p>
<p><font size="2"><br />
Rubeyyi babası ile birlikte müslüman oldu. Amcası Muaz İbni Hâris, Birinci Akabe görüşmesinde İslâm’la şereflenip Medine’ye geldiğinde kardeşi Muavviz İbni Hâris’de anlatılanlardan etkilenip müslüman olmağa karar verdi. Kızı Rubeyyi de, babasıyla birlikte kelime-i şehadet getirerek İslâm’<font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">n ilklerinden oldular.</font></font><font size="2" face="Arial">Seffâne binti Hâtim radıyallahu anhâ cömertliği ile meşhur bir âilenin ferdi&#8230; Akıllı, zeki bir hanımefendi&#8230;</font><font size="2" face="Arial"> </font><font size="2" face="Arial">Babasının cömertliği darb-ı mesel haline gelmiş olan Hâtim-i Tâî’nin kızı&#8230;</p>
<p>Güzel konuşan, kendini ifadede acze düşmeyen, cesâret sâhibi bir hanım&#8230;</p>
<p>Esir düştükten sonra İslâm’la buluşan ve kardeşi Adiy İbni Hâtim’in de müslüman olmasına vesîle olan bahtiyar bir hanım sahâbî!..</p>
<p><span id="more-194"></span></p>
<p>O Yemen taraflarında yaşayan Tayy kabilesine mensuptur. Babası cömertliğiyle meşhur Hâtim-i Tâyî’dir. Akıllı bir kadın olan Seffâne binti Hâtim’in İslâm’la buluşması şöyle olmuştur:</p>
<p>Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, hicretin dokuzuncu yılında Tayy kabilesi üzerine Hz. Ali (r.a) komutasında bir birlik gönderdi. Tayy kabilesinin meşhur putu Füls’ü yıkıp ortadan kaldırmasını istedi.</p>
<p>Hz. Ali (r.a)’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2" face="Arial">n Tayy kabilesi topraklarına baskın düzenleyeceğini haber alan Adiy İbni Hâtim, aile efradını alarak Şam taraflarına kaçtı. Kızkardeşi Seffâne ise kabilesi içinde kaldı. </font><font size="2" face="Arial">Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin atlıları bu kabilenin topraklarına girince Hz. Ali (r.a) komutasındaki süvariler Tayy kabilesine bir gece baskını düzenledi. Hz. Ali (r.a) halka; <em>&#8220;lâ ilâhe illallah&#8221;</em> deyin canınızı ve malınızı kurtarın diye ilân ettirdi. Müslüman olanlara dokunulmadı. Kabilenin diğer fertleri toptan esir alındılar. Süvâri birliği bir çok esir alarak, ganîmet ve mallar elde ederek döndüler.</font><font size="2" face="Arial">Medine-i Münevvere’ye getirilen esirler Mescid-i Nebî’nin yanında bulunan esirlerin toplandığı yere kondu. İçlerinde Tayy kabilesinin reisi Adiy İbni Hâtim’in kızkardeşi Seffâne binti Hâtim de vardı.</p>
<p>Seffâne akıllı zekî ve özgüvene sâhib bir kadındı. İslâm’a karşı kalbinde bir sıcaklık oluşmuştu. Zira sefer halinde iken, yol boyu gelirken kendisine kötü davranılmamıştı. Rasûlullah (s.a)’in atlılarından hiç bir sert ve kaba hareket görmemişti. İnsanlara şefkat ve merhamet ile muamele ettiklerine şahit olmuştu. Müslümanların bu davranışı ona çok tesir etti. İslâm’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2" face="Arial">n şefkat ve merhameti onun gönlünde iman nurunun parlamasına vesîle oldu.</font><font size="2" face="Arial">O Rasûlullah (s.a) ile görüşmek istedi. Efendimizin huzuruna çıkartıldı.</font><font size="2" face="Arial">Bir rivayete göre de Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz esirlerin bulunduğu tarafa doğru gelmişti de Seffâne hemen ayağa kalkıp müslüman olduğunu söyleyip kendisini tanıtmıştı. Şöyle ki:</p>
<p>&#8220;Ya Rasûlallah! Ben Hâtem-i Tâî’nin kızıyım. Şüphesiz babam kendisine sığınanları korur, ihtiyaç sahiplerine yardım eder, açları doyurur, yemek yedirir, kendisinden bir şey isteyeni reddetmezdi.&#8221; dedi. Sözüne devam ederek:</p>
<p>&#8220;</font><font size="2" face="Arial">Ş</font><font size="2" face="Arial">imdi babam öldü. Kılavuzum, ortadan kayboldu. Bana lütufta bulun. Beni esaretten kurtarmanı senden rica ediyorum.&#8221; dedi. </font><font size="2" face="Arial">İki Cihan Güneşi efendimiz ona:</font><font size="2" face="Arial"> <em>&#8221; – Senin kılavuzun kim?&#8221; diye sordu.</em><em>O da:</p>
<p></em>&#8221; – Adiyy İbni Hâtim&#8221; dedi.</p>
<p>Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz:</p>
<p><em>&#8220;– <em>Şu Allah ve Resûlünden kaçan Adiyy İbni Hâtim mi?&#8221; </em>dedi ve yürüyüp geçti.</em><em>Ertesi gün Rasûlullah (s.a) Mescidden dışarı çıktığında yine esirlerin toplandığı yerden geçiyordu. Seffâne binti Hâtim tekrar ayağa kalktı ve:</p>
<p></em>&#8221; – Ya Rasûlallah babam öldü. Elçi ortadan kayboldu. Bana yardım eyle. Esaretten kurtar. Memleketime gönder.&#8221; dedi.</p>
<p>Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz Seffâne (r. anhâ)’nin bu samîmi isteğini yerine getirmek üzere şöyle cevap verdi:</p>
<p><em>&#8221; – Tamam. Fakat gitmekte acele etme. Kavminden güvenli bir kimse gideceği zaman bana haber ver.&#8221; buyurdu.<em> </em></em><em>Seffâne binti Hâtim (r. anhâ) İslâm’la şereflenişinin ve Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizden izin çıkmasının sevinciyle döneceği günü beklemeye başladı.</p>
<p></em>Nihayet memleketlerinden bir kervanın geldiğini duydu. Onlarla güven içerisinde gidebileceğini düşünerek hemen Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin huzuruna çıktı ve:</p>
<p>&#8221; – Ya Rasûlallah! Beni götürecek, güvendiğim insanlardan bir kervan geldi.&#8221; dedi.</p>
<p>İki Cihan Güneşi efendimiz Seffâne binti Hâtim (r. anhâ)’ya bir deve hazırlattı. Ona yiyecek, içecek ve giyecek verdi. Türlü hediyelerle onu uğurladı.</p>
<p>Seffâne (r. anhâ) samimi bir müslüman olarak memleketine dönüp ailesinin ve kabilesinin İslâm’a girmesini arzu ediyordu.</p>
<p>Bunun için Şam taraflarına kaçan kardeşine ulaşmak üzere kervanla Suriye’ye gitti. Orada Adiyy İbni Hâtim’i buldu.</p>
<p>Olan biten, başından geçen hadiseleri bir bir kardeşine nakletti. Anlatılanları dikkatle dinleyen Adiyy İbni Hâtim’de bir merak uyandırdı. Seffãne (ranhâ) Sözüne devam ederek Rasûlullah (s.a)’in şefkat, merhamet, afv ve mûsâmahasına, cömertliğine hayran kaldığını söyledi. Kendisine karşı nâzik davranışlarından, hediyelerle uğurlayışından bahsetti.</p>
<p>Seffâne (r. anhâ) akıllı ve zekî bir hanım olduğu için kardeşi Adiy İbni Hâtim ona güvenirdi. Onun sözlerine değerlendirmelerine önem verirdi. Allah Rasûlünü görmüş birisi olarak kardeşine özel bir soru yöneltti ve:</p>
<p>&#8221; – Şu zâtın işi hakkındaki görüşün nedir?&#8221; dedi.</p>
<p>Seffâne (r. anhâ) bu soru ile kardeşinin gönlünün İslâm’a ısındığını anladı. Eski inadının kalmadığını, kin ve öfkesinin söndüğünü düşündü. Adiyy İbni Hâtim’in onurunu okşayarak, tatlı dil ve yumuşak bir üslûbla onun aklına hitab ederek şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Vallahi ey kardeşim, senin ona acele iltihak etmeni düşünürüm. Ona süratle katılmanı uygun görürüm.</p>
<p>Eğer o gerçekten bir peygamber ise ona önce giden için bir fazilet vardır. Ona tâbi olmakta başkalarının önüne geçmen senin için bir fazilet ve üstünlükdür.</p>
<p>Eğer o bir hükümdar ise, onun sâyesinde Yemen’deki saltanatını kaybetmez, seçkin insanlar içinde kalırsın. Hor ve hakir bir duruma düşmezsin! Artık karar sana aittir!&#8221; dedi.</p>
<p>Adiy İbni Hâtim’in kalbine çok tesir eden bu sözler onun zihninde yer etti. Onu düşünmeye sevk etti. İslâm’a yönelişini sağladı. İman nurunun kalbine girmesine ve gönlünde güzel ufuklar açılmasına vesîle oldu. Kızkardeşi Seffâne’ye cevap olarak:</p>
<p>&#8221; – Vallahi söylediklerin yerinde bir görüştür. Ben bu zâta gideceğim. O bir yalancı ise bana zarar vermez. Eğer doğru ise söylediklerini dinler, kendisine tâbî olurum!&#8221; dedi.</p>
<p>Adiy İbni Hâtim hiç vakit kaybetmeden yola çıktı. Medine’ye geldi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin huzuruna çıktı ve kelime-i şehâdet getirerek İslâm’la şereflendi.</p>
<p>Seffâne binti Hâtim (r. anhâ) akıllı, zekî hareketleriyle konuşmasının güzelliği ve ifadelerinin tesirli olmasıyla tanınmıştı. O, esâret hayatında gösterdiği cesaretle birlikte hem kendisi İslâm’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2" face="Arial">n nûruna kavuşmuş, hem de kardeşi Adiyy İbnî Hâtim’in bu nur halkasına girmesine vesile olmuştur.</font><font size="2" face="Arial">Allah ondan razı olsun.</font><font size="2" face="Arial">Cenâb-ı Hak cümlemize Seffâne (r. anhâ) gibi ince düşünceli, zekîce hareket edebilmeyi nasib eylesin. Bizleri dâima şerlere kilit, hayırla anahtar eylesin. Amin</p>
<p align="justify">Mustafa Eriş<br />
<a href="http://www.altinoluk.com/"><u><font size="2" color="#0000ff" face="Arial">Altınoluk Dergisi</font></u></a></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/194/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/194/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/194/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=194&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/11/seffane-binti-hatim-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img215.imageshack.us/img215/1969/8eb7f5e0ec7d7446ei9.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Hind binti Amr (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/hind-binti-amr-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/hind-binti-amr-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2006 16:40:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/hind-binti-amr-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Hind binti Amr radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize hicretten sonra biat eden hanımlardan… Allah ve Rasûlüne imânî bir aşk ile teslim olmuş, malını canını fedâdan çekinmeyen bir hanım sahâbi… Uhud’da gösterdiği metâneti ve muhabbeti dillere destan bahtiyar, yiğit bir hanım&#8230; O, Medine’nin iki büyük kabilesinden biri olan Hazrec kabîlesinin Benî Seleme koluna mensuptur. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=193&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2"><img align="left" width="251" src="http://home.comcast.net/~randy.wells/images/19.jpg" height="202" style="width:251px;height:202px;" />Hind binti Amr radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize hicretten sonra biat eden hanımlardan… Allah ve Rasûlüne imânî bir aşk ile teslim olmuş, malını canını fedâdan çekinmeyen bir hanım sahâbi… Uhud’da gösterdiği metâneti ve muhabbeti dillere destan bahtiyar, yiğit bir hanım&#8230;</p>
<p>O, Medine’nin iki büyük kabilesinden biri olan Hazrec kabîlesinin Benî Seleme koluna mensuptur. Uhud Savaşında müslümanlardan ilk şehid olan Abdullah İbni Haram (r.a)’</font><font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">n kızkardeşidir. Çok hadis rivâyet etmesiyle meşhur olmuş bir sahâbî olan Câbir İbni Abdullah (r.a)’</font><font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">n da halası olur. Annesinin adı Hind binti Kays İbni Kureym’dir.</font><font size="2">O, Benî Seleme kabîlesinin reisi, cömertliğiyle ve putlara aşırı bağlılığı ile tanınan Amr İbni Cemûh ile evlendi. Bu evlilikten dört oğlu oldu.</p>
<p>Hind binti Amr (r.anhâ) Uhud günü, müslüman yaralıların tedâvisinde hizmet etmek üzere savaş meydanına kadar giden dokuz veya ondört hanımdan biri olarak bilinir.</p>
<p><span id="more-193"></span></p>
<p>O, akıllı, zeki, kendine güvenli, ibtilâlar karşısında sabır ve metânetini kaybetmeyen cesûr bir hanımdır.</p>
<p>O, Uhud savaşından sonra şehidlerini Medine’ye nakletme sırasında sergilediği davranışlarıyla, kalbinin Allah ve Rasûlünün sevgisiyle dopdolu olduğunu gösteren bir muhabbet eridir.</p>
<p>O, Uhud günü şehid düşen kocası, kardeşi ve oğullarını savaş meydanında ararken, cesedleri başında durup için için ağladı. Kendini ancak gönlündeki Rasûlullah sevgisiyle teselli etmeye çalıştı. &#8220;Rasûlullah sağ olduktan sonra hiç bir felâketin önemi yoktur.&#8221; diyerek büyük bir sabır ve matânet ile sergileyerek kendini teskin etti. Ancak bu sözlerle sükûnet buldu.&#8221;</p>
<p>O, şehid âile fertlerinin fâni bedenlerini bir deve üzerine yükleyip Medine’ye nakletmeyi istedi. Fakat buna muvaffak olamadı. Deve Medine tarafına yönlendirilince gitmiyordu. Bu nasıl bir duygu idi? Neden Uhud tarafına gidiyor da Medine’ye yönelince duruyordu? İlâhi bir sırrın var olduğunu anladı ve deveyi zorlamayıp kendi hâline bıraktı. İbretlik bir hâdise olarak Hind’in başından geçen bu olay şöyle nakledilir:</p>
<p>Hind binti Amr (r.anhâ) Uhud savaşından sonra kocası Amr İbni Cemûh, oğlu Hallâd ve kardeşi Abdullah’</font><font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">n şehid bedenlerini bir deve üstüne yükleyerek Medine’ye götürüyordu. Hz. Âişe (r.anhâ) annemiz de bir haber almak için Uhud’a giden yol üzerine çıkmıştı. Harre mevkiinde Hind ile karşılaşınca ona olup bitenleri sordu ve:</font><font size="2">&#8220;Geride ne haber var?&#8221; dedi.</p>
<p>Hind (r.anhâ) zekî bir hanımdı. Hz. Âişe (a.anhâ) annemizin merakını hemen gidermek için: &#8220;Rasûlullah sağ olduktan sonra hiç bir felâket önemli sayılmaz.&#8221; dedi.</p>
<p>Hind bu sözleriyle hem gönlündeki Rasûlullah sevgisini açıklıyor, hem de Hz. Âişe annemizi bekletmeden cevap vermiş oluyordu.</p>
<p>Hz. Âişe (r.anhâ) annemizin gözleri devenin üstündeki cesedlere takılmıştı. Onları göstererek:</p>
<p>&#8220;Bunlar kimdir?&#8221; dedi.</p>
<p>Hind (r.anhâ) hüzünlü bir sesle:</p>
<p>&#8220;Kardeşim Abdullah, oğlum Hallâd ve kocam Amr’dır&#8221; dedi.</p>
<p>Hz. Âişe (r.anhâ):</p>
<p>&#8220;Onları nereye götürüyorsun?&#8221; dedi.</p>
<p>Hind (r.anhâ):</p>
<p>&#8220;Medine’de Bakîa kabristanlığına defnetmek istiyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Hind (r.anhâ) devesini sürdü. Fakat deve yürümedi. Biraz zorlayınca da yere çöküverdi. Hz. Âişe (r.anhâ) ona:</p>
<p>&#8220;Deve yükünün ağırlığından mı çöküyor acâba?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Hind (r.anhâ) da:</p>
<p>&#8220;Neden çöktüğünü bilmiyorum. Başka zamanlarda iki devenin yükünü taşırdı. Bugün onda farklı bir hal seziyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Bir müddet uğraştıktan sonra deve kalktı. Ancak Medine’ye yönlendirilince yine çöktü. Tekrar kaldırıldı. Yönü Uhud’a çevrildiğinde koşmaya başladı. Hind (r.anhâ) devenin bu garip durumunu Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizin yanına varıp anlattı. İki Cihan Güneşi efendimiz ona:</p>
<p><em>&#8220;Deve görevlidir. Amr sana bir şey söylemiş miydi? Onun herhangi bir vasiyeti var mıydı?&#8221; diye sordu.</p>
<p></em>Hind de:</p>
<p>Topal olduğu için Bedir Gazvesine katılamayan kocasının Uhud’a giderken şöyle duâ ettiğini söyledi:</p>
<p>&#8220;Allah’</font><font size="2" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="2">m! Bana şehidlik nasib et! Beni mahrum bir vaziyette; şehitliği kaybetmiş olarak zillet içerisinde âilemin yanına döndürme!&#8221; dediğini nakletti.</font><font size="2">Bunun üzerine Fahr-i Kâinat (s.a.) efendimiz Hind’e:</p>
<p><em>&#8220;<font size="2" face="Times New Roman TUR">İş</font><font size="2">te bunun içindir ki, deve yürümez Ey Ensâr! Sizden her kim Allah’a yemin etmişse yeminine sâdık kalsın.</font><font size="2">Ey Hind! Kocan Amr sâdıklardandır. O şehid edildiği andan itibaren melekler kanatlarıyla üzerine gölgelik yaptılar. Nereye defnedilecek diye bakıp durdular.&#8221;</p>
<p>Şehidler defnedildikten sonra Rahmet Peygamberi Efendimiz sahâbesi Hind’i teselli etmek niyetiyle:</p>
<p><em>&#8220;Ey Hind! Cennette kocan Amr İbni Cemûh, oğlun Hallâd ve kardeşin Abdullah bir araya gelecek ve arkadaş olacaklar.&#8221; buyurdu.</p>
<p></em>Hind (r.anhâ) bu müjdeyi alınca pek sevindi. Hemen fırsatı kaçırmadan Efendimize: &#8220;Yâ Rasûlallah! Allah’a duâ et de beni de onlarla beraber bir araya getirsin&#8221; diye niyazda bulundu.</p>
<p>Rabbımız cümlemizi şefaatlerine nâil eylesin. Amin</p>
<p></font></em></font><font size="2" face="Arial">Mustafa Eriş<br />
<a href="http://www.altinoluk.com/"><u><font size="2" color="#0000ff" face="Arial">Altınoluk Dergisi</font></u></a></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/193/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/193/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/193/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/193/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=193&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/hind-binti-amr-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://home.comcast.net/~randy.wells/images/19.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Şifâ binti Abdullah (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/sifa-binti-abdullah-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/sifa-binti-abdullah-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2006 15:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/sifa-binti-abdullah-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Şifâ binti Abdullah radıyallahu anhâ Mekke’de hicretten önce İslâm’la şereflenen bir hanım sahâbî!.. Cahiliye döneminde de insanlara hizmet etmeyi seven, akıllı, zekî ve fazîlet sâhibi bir hanım&#8230; Okuyarak bazı hastalıkları tedâvî eden, ağzı duâlı ve şifaya vesile olan bahtiyar bir hanımefendi&#8230; O, Mekkeli olup, Kureyş kabilesinin Adiy koluna mensuptur. Babası, Abdullah İbni Abdişşems, annesi de [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=192&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="right" width="191" src="http://www.jmadden.info/flowers/Camellia04.jpg" height="177" style="width:191px;height:177px;" /><strong>Şifâ binti Abdullah</strong> radıyallahu anhâ Mekke’de hicretten önce İslâm’la şereflenen bir hanım sahâbî!.. Cahiliye döneminde de insanlara hizmet etmeyi seven, akıllı, zekî ve fazîlet sâhibi bir hanım&#8230; Okuyarak bazı hastalıkları tedâvî eden, ağzı duâlı ve şifaya vesile olan bahtiyar bir hanımefendi&#8230;</p>
<p>O, Mekkeli olup, Kureyş kabilesinin Adiy koluna mensuptur. Babası, <em>Abdullah İbni Abdişşems</em>, annesi de <em>Fâtıma binti Vehb b. Amr</em>’dır. İslâm’<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n ilk yıllarında Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize biat ederek İslâm’la şereflendi.</p>
<p>O, <em>Ebû Hayseme İbni Huzeyfe</em> ile evlenmişti. Bu evlilikten <em>Süleyman</em><strong> </strong>ve <em>Merzuk</em> adında iki oğlu oldu. İlk çocuğuna nisbet edilerek kendisine <em>&#8220;Ümmü Süleyman&#8221;</em> künyesi verildi.</p>
<p>Şifâ binti Abdullah (r. anhâ) akıllı zeki, bilgili, görgülü bir hanımdı. Araplar arasında yazı yazmanın az olduğu bir sırada Arapça yazı yazardı. Hizmeti de severdi. Firâset sâhibiydi..</p>
<p><span id="more-192"></span></p>
<p>Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin evine teşrif ettiğinde oturması ve istirahat etmesi için husûsi bir minder ve yer yatağı hazırlamıştır.</p>
<p>Şifa (r. anhâ) Medine’ye hicret edince, Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz onu oğlu Süleyman ile birlikte Mescid’e yakın bir mahalleye yerleştirdi. Onu sık sık ziyaret ederdi.</p>
<p><font size="2" face="Arial">Şifâ (r. anhâ) nezâket sâhibi, hassas yürekli ve müttaki bir hanımdı. Karşılaştığı bir hadiseyi şöyle anlatır: &#8220;Bir gün soru sormak için Rasûlullah (s.a)’in yanına gittim. Namaz vakti olduğundan bana özür beyan etti ve namaza başladı. Ben de oradan çıkarak Surah b. Hasene ile evli olan kızımın evine gittim.</font><font size="2" face="Arial">Namaz vakti olmasına rağmen Surah evdeydi. Ona hitaben: &#8220;Namaz başladı, sen hâlâ evdesin.&#8221; dedim ve epeyce şeyler söyledim.</p>
<p>Surah ise:</p>
<p>&#8220;Teyzeciğim beni ayıplama! Çünkü benim bir elbisem vardı. Bugün Rasûlullah (s.a) bize gelip ödünç elbise istedi. Hemen onu verdik. Başka elbisemiz olmadığından dışarı çıkamadım.&#8221; dedi. Ben de: &#8220;Anam babam sana fedâ olsun. Ben senin bu durumunu anlayamadım.&#8221; diyerek özür diledim.</p>
<p>Şifâ (r. anhâ) görüşlerinden faydalanılan, bilgili, görgülü ve hürmete lâyık bir hanımdı. Hz. Ömer (r.a) herhangi bir görüş alma konusunda onu başkalarına tercih ederdi. Onun zekî ve fazilet sâhibi bir hanımefendi olduğunu bilirdi. Onun görüşlerinden istifade eder ve pek memnun olurdu.</p>
<p>Şifâ (r. anhâ) birgün yavaş konuşan ve ağır ağır yürüyen riyakâr tavırları olan bir takım kimseler gördü. Onları göstererek:</p>
<p>– &#8220;Bunlar kimlerdir?&#8221; diye sordu. Kendisine:</p>
<p>– &#8220;Bunlar zâhidlerdir.&#8221; diye cevap verildi. Bunun üzerine Şifâ (r. anhâ) şöyle mukabelede bulundu:</p>
<p>– &#8220;Allah’a yemin olsun ki, Hz. Ömer (r.a), Allah hakkı için bir söz söylediği vakit işittir. Yürüdüğü vakit hızlı yürür, dövdüğü zaman acıtırdı. Bununla birlikte o hakkıyla âbid ve zâhid idi.&#8221; dedi.</p>
<p>Şifâ binti Abdullah (r. anhâ)’</font><font size="2" face="Arial TUR">ı</font><font size="2" face="Arial">n Rasûlullah (s.a) efendimizden birkaç hadis rivayetinde bulunduğu nakledilir. Bir tanesi şudur. Kendisi şöyle rivayet eder:</font><font size="2" face="Arial">Birgün Rasûlullah (s.a)’e:</font><font size="2" face="Arial">– &#8220;Ya Rasûlallah! Hangi amel daha fazîletlidir?&#8221; diye sordum.</p>
<p>Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz bana şöyle cevap verdi:</p>
<p>– &#8220;Allah’a iman, onun yolunda cihad ve makbul bir hac.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Allah ondan razı olsun.</p>
<p>Rabbımız cümlemizi Şifâ (r. anhâ)’nın şefâatine nâil eylesin. Amin</p>
<p align="justify">Mustafa Eriş<br />
<a href="http://www.altinoluk.com/"><u><font size="2" color="#0000ff" face="Arial">Altınoluk Dergisi</font></u></a></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/192/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/192/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/192/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=192&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/10/sifa-binti-abdullah-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.jmadden.info/flowers/Camellia04.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Afra Hatun (r.a)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/04/afra-hatun-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/04/afra-hatun-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Oct 2006 18:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hanım Sahabiler]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/04/afra-hatun-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Afrâ Hâtun iman âbidesi çocuklar yetiştiren bir anne&#8230; Genç yavrularının Allah ve Rasûlü yolunda şehadetlerine sabreden bir hanım sahâbi&#8230; Üç çocuğunu Bedir savaşına katılması için teşvik eden kahraman bir İslâm hanımı&#8230; Genç şehitler annesi&#8230; O Medineli olup Neccar oğullarına mensuptur. Babası, Ubeyd İbni Sâlebe&#8217;dir. Annesi, Ruat binti Adiyye&#8217;dir. Afrâ Hâtun İslâmiyeti Medine&#8217;de tanımış ve hiç [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=191&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Afrâ Hâtun iman âbidesi çocuklar yetiştiren bir anne&#8230; Genç yavrularının Allah ve Rasûlü yolunda şehadetlerine sabreden bir hanım sahâbi&#8230; Üç çocuğunu Bedir savaşına katılması için teşvik eden kahraman bir İslâm hanımı&#8230; Genç şehitler annesi&#8230;</p>
<p>O Medineli olup Neccar oğullarına mensuptur. Babası, Ubeyd İbni Sâlebe&#8217;dir. Annesi, Ruat binti Adiyye&#8217;dir.</p>
<p>Afrâ Hâtun İslâmiyeti Medine&#8217;de tanımış ve hiç tereddüt etmeden Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize biat etmiştir.<span id="more-191"></span></p>
<p>O, hicret ederek Medine&#8217;ye gelen Mekke&#8217;li muhâcir kardeşlerine hizmeti şeref bilen bahtiyar bir hanımdı. Rabbisinin rızasını kazanmak için muhacir kardeşlerinin yardımına koştu. Elinden gelen hizmeti esirgemedi. Onlara şefkat dolu bir anne oldu.</p>
<p>Afrâ (r. anhâ) ilk evliliğini Neccar oğullarından Hâris İbni Rıfâa ile yapmıştı. Bu evlilikten üç çocuğu dünyaya geldi. Onlara; Muâz, Muavviz ve Avf isimleri verildi. Her bir oğlunu birer iman fedâisi olarak yetiştirdi.<br />
Afrâ Hatun şecaat ve cesaret sahibi kahraman bir hanımdı. Güçlü ve kuvvetliydi. Hayatın elem ve kederine, tahammüllüydü. Acılara karşı sabırlıydı. Allah ve Rasûlü yolunda sebat eder, dünyevî sıkıntı ve çilelere aldırmazdı. Bedir harbi olunca oğullarının hepsini savaşa göndermişti. Onların gösterdiği îmânî heyecandan son derece mutluluk duymuştu. Savaşta sergiledikleri kahramanlıklara çok sevinmişti. Hatta iki oğlunun şehadetine sevindiği kadar diğer oğlunun şehid olamadığına üzülmüştü. Abdurrahman İbni Avf (r.a) bu genç kardeşlerin Bedir’de gösterdikleri kahramanlıkları şöyle nakleder:</p>
<p>Bedir günü Ebû Cehil kahramanlık şiirleri söyleyerek müşrik ordusu içinde dolaşıp dururdu. Anam beni bugün için doğurdu diyerek övünürdü. Askerine bu sözlerle cesaret vermek isterdi.</p>
<p>“– Haber aldım ki o, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize sövermiş!? Varlığım kudret elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki, onu bir görecek olursam, ikimizden eceli gelen ölmedikçe, şahsım ondan ayrılmayacaktır. Allah&#8217;a ahd ettim. Onu gördüğüm gibi üzerine saldıracağım. Ya onu öldüreceğim veyahud bu uğurda öleceğim” dedi.</p>
<p>Gencin kahramanca söylediği bu sözlere ve ondaki imânî heyecana hayret ettim. Öbür genç de diğeri gibi ahdetmişti.</p>
<p>Çok geçmeden, Ebû Cehil&#8217;i askerin içerisinde öteye beriye telaşla giderken gördüm. Gençlere hitaben: “– Görüyor musunuz? İşte, sorduğunuz adam!” dedim.</p>
<p>Gençler hemen kılıçlarını sıyırdılar. Süratle hareket edip ikisi birden fırlayarak o tarafa doğru yöneldiler. Çifte şahin gibi süzülüp Ebû Cehil&#8217;e doğru koşmaya başladılar. Anî bir hareketle seyirtip onun üzerine hücum ettiler. Hamle üstüne hamle yaptılar.</p>
<p>Bu iki genç meğer Afrâ Hâtun&#8217;un oğlu Muâz ile Muavviz adında iki fedâî kardeşler imiş.</p>
<p>Afrâ Hâtun&#8217;un bu kahraman oğulları çok genç olmalarına rağmen kükremiş aslanlar gibi Allah ve Rasûlünün düşmanı bulunan Ebû Cehil&#8217;in üzerine çullandılar. Bu din düşmanı neye uğradığını bilemedi. Kılıç darbeleriyle derin yaralar aldı. Bu sırada Ensardan Muaz İbni Amr İbni Cemuh adında bir başka yiğit Ebû Cehil&#8217;i gözetirmiş. O da koşup geldi ve birlikte canını cehenneme gönderdiler.</p>
<p>Muaz ve Muavviz (r. anhüm) kardeşler Ebû Cehil&#8217;in işini bitirdikten sonra yine kahramanca çarpışmaya devam ettiler.</p>
<p>Bu İslâm cengâverleri, Bedir&#8217;in bu çifte arslanları, nihayet arzuladıkları şehitlik mertebesine kavuştular.</p>
<p>Afrâ Hatun (r. anhâ) iki oğlunun şehid olduğunu haber alınca Allah&#8217;a hamd etti. Diğer oğlu Avf&#8217;ın onlarla birlikte şehid olamayışına üzüldü. İstiyordu ki, o da Allah yolunda cânını fedâ eylesin. Bu üzüntüsünü Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi vesellem efendimize gelerek şöyle dile getirdi:</p>
<p>“– Ya Rasûlallah!” İki çocuğum şehid oldu. Keşke Avf da aynı mertebeye ulaşsaydı. Acaba Avf onlardan daha mı geridedir:” dedi.<br />
Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz iman dolu ve şehidlik özlemiyle dolu bir kalbe sâhib bu anneye şu cevâbı verdi:</p>
<p>“– Hayır! Muaz ve Muavviz hayattan tam lezzet alamadan genç yaşta şehid oldular. Fakat Avf da onlardan geride değildir.” buyurdu.</p>
<p>Avf (r.a) da kardeşlerinin şehadetinden sonra büyük bir cesaretle düşman safları içine atıldı. Kahramanca çarpıştı. Birçok düşmanı tepeledikten sonra şehâdet şerbetini içti. Cennette kardeşlerine kavuştu.</p>
<p>Ne gıptaya lâyık bir hareket!.. Ne kahramanlık!.. Ne fedakârlık!.. Ne candan bir gayret!.. Ne yüce bir imânî heyecan!.. Ne şerefli bir mertebe!.. Ne samimi bir muhabbet!.. Allah’ım bizlere de böylesi yücelikler nasîb et!.. İmânî heyecan ve gayretimizi müzdâd et!.. Bu şerefle yaşamayı ve ölmeyi lutfet!..</p>
<p>Afrâ Hâtun (r. anhâ) böylesine kahraman yiğitler yetiştiren bir anne. Çocuklarını birer iman âbidesi olarak yetiştiren ve onların Allah ve Rasûlü yolunda şehid olmalarına sevinen bahtiyar bir anne. Bu genç şehid kardeşler “Afrâ&#8217;nın oğulları” lakabıyla anılır olmuşlardır.</p>
<p>Allah onlardan razı olsun. Rabbımız bizleri şefaatlerine nâil eylesin. Amin.<br />
Mustafa Eriş<br />
Altınoluk Dergisi</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/191/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/191/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/191/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/191/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=191&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/04/afra-hatun-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sûde Bint-i Zem&#8217;a (r.a.)</title>
		<link>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/02/sude-bint-i-zema-ra/</link>
		<comments>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/02/sude-bint-i-zema-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2006 16:44:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberimizin Hanımları]]></category>
		<category><![CDATA[Sûde Bint-i Zem'a (r.a.)]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isahabe.wordpress.com/2006/10/02/sude-bint-i-zema-ra/</guid>
		<description><![CDATA[Müminlerin annesi&#8230; İsmi Sude idi. Babası Zem&#8217;a İbni Kays, annesi ise Şemmus bint-i Kays idi. İlk evliliği Kendi amcazadesi Kekran Ibn-i amr ile evlenmişti. Sekran Habeşistan&#8217;dan Mekke&#8217;ye geldiği zaman Hz.Sude de onun yanında idi. Her ikisininde İslama intisabları aynı zamanda olmuştu. Sekran&#8217;ın Mekkede vefatından sonra, iddet müddetinin sona ermesini müteakip Resulullah haber gönderip nikahlanma isteğini [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=187&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müminlerin annesi&#8230;</p>
<p>İsmi Sude idi. Babası Zem&#8217;a İbni Kays, annesi ise Şemmus bint-i Kays idi.</p>
<p><strong>İlk evliliği</strong></p>
<p>Kendi amcazadesi Kekran Ibn-i amr ile evlenmişti. Sekran Habeşistan&#8217;dan Mekke&#8217;ye geldiği zaman Hz.Sude de onun yanında idi. Her ikisininde İslama intisabları aynı zamanda olmuştu.<br />
Sekran&#8217;ın Mekkede vefatından sonra, iddet müddetinin sona ermesini müteakip Resulullah haber gönderip nikahlanma isteğini ilettiler. Hz. Sude&#8217;nin ilk kocasından Abdurrahman isimli  bir oğlu olup, Cilevla savaşında şehit olmuştu&#8230;</p>
<p><span id="more-187"></span><br />
<strong>Zatı Saadetleriyle Evliliği</strong></p>
<p>Hz.Sude, Hz.Hatice&#8217;den sonra Resulullah&#8217;ın evlendiği ilk hatun idi. Bu sıralar Hz.Hatice&#8217;nin vefatı nedeniyle Peygamberimiz pek üzgün idiler, yalmnızlık çekmekteydiler. Hz.Osman Ibn-i Mazun&#8217;un karısı Hz.Hule kendilerine:<br />
-Ya Resulullah, yeniden evlenmezmisiniz? diye sorar. Resulullah bu sorusunu nazari itibare alınca, durum Hz.Sude&#8217;ye ilewtildi, o da memnuniyetle kabul ederek.<br />
- Fakat usulü  gereğince birde babama sorayım, dedi.<br />
Kısa zamanda bütün hazırlıklar tamamlandı, 400 dirhem mukabilinde Zatı Risaletpenahileriyle nikahlandı.</p>
<p>Resulullah&#8217;ın vefatından sonra evden hiç çıkmadı.</p>
<p><strong>Ahlak ve Adetleri</strong></p>
<p>Hz.Ömer Ibn-i Hattab r.a., bir kese içinde Hz.sude&#8217;ye para göndermişti. Hz. Sude:<br />
- Bu da ne? buyurdular.<br />
- Paradır.<br />
- Hurma gibi keseye mi  girdi para? dedi ve hepsini hemen orada ihtiyaç sahiplerine dağıttı.</p>
<p>Hz.Ayşe r.a. buyuruyor:<br />
- Ben hiç kıskanması olmayan kadın görmedim, yalnız Hz.Sude de kıskançlıktan eser yoktu. Sude kadar da hiç bir kadını kendime bu kadar yakın hissetmedim. Zannederimki, onunla benim ruhumuz iki ayrı vucudda bulunan bir tek ruh gibidir.</p>
<p>Hz.Sude çabuk kızardı. Bazen en ufak şeye bile kızar, gücenirdi. Fakat aynı zamanda latifeden de hoşlanırdı. Çok kere Resulullahı  güldürecek sözler söylerdi. Bir ara Zatı Risaletpenahilerine:<br />
- Dün akşam ben sizin arkanızda namaz kılıyordum. siz ruku&#8217;da o kadar geciktiniz ki, ben burnumdan kan geliyor zannettim, bunun için de kan dökülmesin diye burnumu tutmak zorunda kaldım.<br />
Bunu duyan Zatı Saadetleri gülümsediler.</p>
<p><strong>Vefatı </strong></p>
<p>Hz.Sude Hz.Ömer r.a.&#8217;ın hilafetinin son yıllarına doğru vefat eder.<br />
Bir gün Resulullah huzurunda mubarek zevceleri  sorar:<br />
- Ya Resulullah, bizden hangimiz en evvel size kavuşur, dersiniz?<br />
Resulullah buyururlar:<br />
- Hanginizin eli  en büyük ise&#8230;<br />
Bunun için Resulullah&#8217;ın vefatından sonra hatunlar ellerini ölçer, Hz.Sude&#8217;nin eli  hepsinden büyük çıkar. Fakat aralarında ilk önce Hz.Zeynep vefat edince mesele anlaşılır. Eli  büyükden maksat çok sadaka ve hayrat veren, eli  açık olan demekmiş. Aralarında bu vasfı en çok taşıyan Hz.Zeynep idi.</p>
<p><strong>KAYNAK:</strong><br />
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları<br />
2) Sahihi Buhari</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isahabe.wordpress.com/187/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isahabe.wordpress.com/187/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isahabe.wordpress.com/187/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isahabe.wordpress.com/187/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isahabe.wordpress.com&amp;blog=371660&amp;post=187&amp;subd=isahabe&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isahabe.wordpress.com/2006/10/02/sude-bint-i-zema-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
